Blogdan Para Kazanmak Mümkün mü?

Blog para kazandırır mı?Evet yalnış duymadınız. Blog'dan para kazanılır mı? Hatta on milyon dolar kazanılabilir mi?

Amacımız tabiki sadece sizi okumaya zorlamak veya reklam olması değil, ne de olsa Programcıyım.com portalı sizlere bu konularda kendinizi geliştirme ve ufkunuzu açma anlamında destek sağlayacağını misyonu içinde belirtmişti...

Bu kısa bilgiden sonra yavaş yavaş asıl konumuzu anlatmaya başlayalım, ama son bir ek daha yapalım, bilmeyenler için, malum Türkiye'de bir çok konunun yüzeysel olarak anlaşılması sonucunda, ortaya bilgi kirliliği ya da diğer bir kelimeyle dezenformasyon çıkmaktadır. En basit olarak web tasarım, ingilizcesi Web Design sadece Photoshopda site tasarlamak olarak anlaşılmakta, aksine bu bir kavram olup bir çok disiplini bünyesinde barındıran bir iş koludur aslında.

Aynı şekilde blog da, sadece yazı yazmak olarak bilinegelse de aslında, web log kelimelerinin birleşmesi sonucu oluşmuş bir deyimdir. En başındaki we harflerini atarsanız B log elde edersiniz, bu da webde tutulan günlük olarak çevrilebilir. Ancak günlük de haliyle genel bir kavramdır, herkes günlük tutabilir, peki o halde web de günlük tutmanın ne anlamı olabilir? Ya da siz neden günlüğünüzü herkesle paylaşmak isteyebilirsiniz?

Sorunun cevabını yavaş yavaş duyar gibi oluyorum. $$$ İşte işin sırrı bu karakterde yatıyor. Malumunuz Türkiye olarak sanayi devrimini bile atlatamamış bir ülkede bu kavramlar bize çok uzak gelebilir. Aslında böyle olması da normal. Çünkü bir amerikan atasözü der ki "No pain No gain" , yani Acı yoksa kazanç da elde edemessiniz. Ama mesela Amerika'daki yaşam standartları da buradakilerle karşılaştırılamaz. Konuyu nereye bağlamak istediğimi anladığınızı tahmin ediyorum.

Özetlersek, bizde blog yazmak ya da yazarak para kazanmayı beklemek için önce diğer sorunları çözmüş, ve belli bir bilgi birikimine ulaşmış olmanız, günün belli bölümlerinde kendinize vakit ayırıp interneti taramanız, (burada bahsedilen surf yapmak değil, bu kavram da çok havada kalıyor), ve farklı kaynaklardan beslenmeniz, sonunda da bir fikir bütünlüğüne ulaşıp, bunun gibi makaleler yazarak kitlelere ulaşmanız gerekmektedir.

Ayrıca sadece belli konularda birikiminizin olması da yeterli değil, bu birikimi kitlelere iletebilecek doğru kanalları bulabilecek seviyede analitik düşünce yeteneğine ve çözümleme meziyetine sahip olmanız, niş alanları yakalamak gibi, doğru bir alan adı seçmekten tutun da,  hangi altyapıyı kullanacağınıza kadar bir çok parametreyi, doğru yerde ve zamanda birleştirmeniz gerekmektedir. İşte o zaman 10 milyon dolar belki sizin olabilir. Yine de bunu başarabilen milyon kişi de olmayacaktır, nasıl ki dünyadaki zenginler milyon adet değilse, webin de kuralını koyanların karşısında kendinizi pek de şanslı hissetmeyebilirsiniz. Ama iyi örnekler de yok değil.

Technorati'ye göre Top 10 Blog

 1. The Huffington Post
http://www.huffingtonpost.com

2. Engadget
http://www.engadget.com

3. Gizmodo
http://www.gizmodo.com

4. Boing Boing
http://www.boingboing.net

5. Mashable!
http://mashable.com

6. Gawker
http://www.gawker.com

7. The Corner on National Review …
http://corner.nationalreview.com

8. Hot Air
http://hotair.com

9. The Daily Beast - Blogs and …
http://www.thedailybeast.com

10. ReadWriteWeb
http://www.readwriteweb.com

Siz de fark etmişinizdir ki , aslında blog yazarak, yani sadece günlük şeklinde yaptıklarınızı web üzerinde blogger gibi yerlerde yayınlamakla bu işler kolay olmamaktadır.

Kolay olmadığınız daha açık anlatabilmek için bir kaç örnek vermek gerekirse, şöyle sıralayabiliriz.

Web denen fenomen sınırsız boyutta bir ağdır. Bu ağda rekabet de oldukça fazladır, örneğin arama motorunda bir kelime arattırdığınızda milyon adet sonuç çıkabilmektedir.

Bunların arasında sizin blogunuzun veya web sitenizin bulunması için, sizi diğerlerinden farklı kılan özellikleriniz olması gerekmektedir.

Bunu başarmak da, bir strateji işidir, ya da strateji işi ile tekniğin birleşimi de diyebiliriz. O halde öncelikle bir niş alan seçmeniz ve bu alanda uzmanlık seviyesinde bilgi birikiminiz olması, ve bu konudaki hedef kitlenin de belli seviyelere ulaşmış olması gerekir.

Örnek verecek olursak, madem stratejiden bahsettik, en güzel strateji oyunu olan satrançtan yola çıkarak, diyelim ki bu konuda bir blog yayınladınız, ve hedef kitleniz Türkiye'deki satranç meraklıları.

Eğer milyon dolar kazanmayı hedefliyorsanız, milyon adet de ziyaretçinizin olması gibi bir sonuç karşımıza çıkmaktadır. Nedeni, birikiminizi paylaşarak para kazanmayı hedefliyorsanız, sitenizi trafiğinin belli seviyelere gelmiş olması ve hedef kitlesinin de genişliğinin önem arz etmesidir. Çünkü, mesela satranç değil de yemek konusunda bir blog hazırlasanız, hedef kitlesi çok daha farklılık arz edebilir. Burada önemli olan nokta, biraz da özgün içeriğe sahip olmasıyla ilgilidir ve ileriki zamanlarda da popülerliğini kaybetmeyecek konuları şemsiyesi altında toplayacak çeşitliliği beraberinde getirebilmesi de önemlidir. Daha da önemlisi tüm bunları dikkate alırken bir de, teknolojiyi doğru kullanmanız ve sizin ileride önünüzü tıkayacak noktaları da önceden düşünmeniz gerekecektir. Bunları da örneklersek, doğru ve ölçeklenebilir yazılım mimarisi, platform olarak geliştirilmeye açık ve güvenli bir sunucu barındırması, kurumsal hizmet alabilmeniz, uygun kadroyu oluşturarak tanıtımınızı yapabilmeniz vs. sayılabilir.

Peki diyelim ki bunları yerine getirdiniz ve blogunuzu yayına aldınız. Bu da demek oluyor ki, doğru konuyu da seçtiniz. Şimdi bundan sonra yapılacaklar nelerdir? Öncelikle çeşitli sosyal paylaşım ağlarında ve gruplarda kendinizi veya sitenizi tanıtmanız, reklam kanallarını kullanmanız, farklı kitlelerin ilgisini çekmek için ilginç özellikler oluşturmanız, Google Analytics gibi istatistik yazılımlarını da kullanarak bunların sonuçlarını iyi izlemeniz ,kısa orta ve uzun vadeli hedefler belirleyerek bu doğrultuda attığınız adımların, ne ölçüde bu hedefleri karşıladığını yorumlamanız gibi bir çok faaliyet bulunmaktadır. Ama bunların en önemlisi öncelikle içeriğinizdir. İçerik olmadan hiç bir sonuç elde edemessiniz.

Sadece içerik de yetmez, aynı zamanda özgün içerik olması gerekir. Bu da zaten işin püf noktası diyebiliriz. Peki bu içeriği oluşturmak gerçekten de bu kadar zahmetli bir iş midir? bu makaleyi okumak için nasıl bir zaman ayırıyorsanız, örneğin bu zamanı arkadaşınızla chat yaparak ya da Facebook'da Farmville oynayarak ve tarla ekerek geçirebilmeniz sizin tercihinizdir. Orada sanal bir tarla ekmektense bir makale yazarak ya da okuyarak kişisel gelişiminizi doğru tercihlerle yönetebilirsiniz. Nevarki, gün gelecek tarladan mahsülü toplamak gerekecektir. Ama Tradeoff denen kavram da tam bu noktada bize bir hatırlatmada bulunacaktır.

Bir işi yaparak bundan belli bir kazanç elde etmenin maliyeti, eğer başka bir iş yaparak kazandığınızdan fazla ise, o zaman ikisinden birini tercih ederek, diğeriden vazgeçmenin maliyetine katlanabilirsiniz. Ancak unutulmamalıdır ki, her zaman da işler kuralına göre gitmeyebilir. Mesela tarlayı ekip de mahsülü toplamayı unutursanız, tüm emekleriniz boşa gidebilir. Bu yüzden zamanlama da çok önemlidir. 3G nin popülerleştiği günümüzde bir çok şirket bu alana yatırım yapmaya başlamıştır.

Siz eğer bu konuyu sonradan fark edip yatırım yapmaya çalışırsanız, pazarın kaymağını yiyen rakiplerinizden geri kalmış olursunuz. Bunu bugün bir blog yayınlamaya başlayan girişimci ile kıyaslarsak, rakipleriniz senelerdir tanınmış ve kabul görmüşse, sizin aynı şeyleri yaparak onların bulunduğu konuma gelmeniz daha zor olacaktır. Bu durumda devreye işletmenin temel prensiplerinden biri olan ürün farklılaştırması girmektedir ki, bu da aslında aynı konuda olsa bile, farklı bir kanaldan sunum yaparak, kitlenizin dikkatini bu yöne çekmekten başka bir şey değildir.

Örneğin blogunuzda benzer içerikli rakiplerinizden farklı hizmetler sunarak bu şekilde ilgi yaratabilirsiniz, bunlar neler olabilir, blogunuza yorum yapanlar arasından bir kişiyi her hafta seçerek onu ödüllendirebilir veya, ayda bir konuk yazar kabul ederek, içeriğinizi daha özgünleştirebilirsiniz Bunların tamamı, sizin konuya olan yaklaşımımınızla ve hangi vizyonla baktığınızla ilgilidir.

Eğer yarın para kazanmaya başlayacağım diyorsanız, bunu unutun. Öncelikle bu işten zevk almanız ve yılmadan üzerine gitmeniz kaçınılmazdır. Bir de SEO konusu var ki bu da tam anlamıyla bir uzmanlık alanıdır, tüm gerekenleri yapıp da buna önem vermesseniz, ziyaretçileriniz sizi bulmakta zorlanır ve yol alamazsınız. Gerçekte bir işletme için gereken kurallar aslında burada da geçerliliğini korumaktadır. Bir şirket yönetir gibi sitenizi yönetmeye çalışırsanız, olay yeterince anlaşılmış olacaktır. Yalnız buradaki farklılıklar kendi içerisinde bazı yaklaşım tarzları geliştirmenizi mecbur edecektir.

Burada bahsedilen şey, herhangi bir ürün satmıyorsanız ve ziyaretçileriniz de bu içeriğe ulaşmak için para ödemiyorlarsa modelinizi iyi kurmanız ve para ödemelerini sağlayacak yan yollar bulmanızdır. Bunların başında  da reklam kanalları gelir ki bunlar da yerel ve genel hizmet verenler gibi, text üzerinden linkz gibi sistemlerden tutun da , videoların arasında beliren reklamlara kadar, hatta bir kitap firmasına gönderdiğiniz ziyaretçinin alışveriş yapması durumunda bunun belli bir oranının sizin hesabınıza yazılması gibi örnekler mevcuttur. Tabi tüm bunların olabilmesi için de, öncelikle samimi olmanız ve Arama motoru için değil, kullanıcı için site yapmanız gerekir... Bundan sonrası zaten kendiliğinden gelecektir.

Zaten buraya kadar yazımızı takip ettiyseniz, içeriğin önemini ve insanlara fayda sunabilecek nitelikte olmalarının ne derece önemli olduğuna da kanaat getirmişsiniz demektir.... O halde haydi durmayın, siz de bloglamaya başlayın, 1 senede 1 milyon dolar kazanmak mümkün, ancak bu kıstasları esiksiz yerine getirmek de kolay değil. Yine bir deyimle bu sefer yazımızı noktalarsak "Başlamak yarı yarıya bitirmektir" fazla olmaz sanırım...

Benzer Makaleler

Programciyim.com
Şubat 15, 2011, 3:30 pm
Programciyim.com
Ekim 14, 2010, 3:08 pm
Programciyim.com
Mayıs 22, 2010, 9:21 pm
Programciyim.com
Şubat 17, 2010, 5:59 pm